6 Ocak 2011 Perşembe

Şimdi size kaybolan yıllarınızı verseler...

Kaç senesi geçti hayatınızın? 23'ü mü devirdiniz ben gibi yoksa daha ilerisinde yada gerisinde misiniz... Neden sordum bilmiyorum ne fark eder ki? Yaşanmışlıklar yaşla mı ölçülür sanki.. Hayır ölçülmez peki neyle ölçülür yaşanmışlıklar? İnsan neden kendini 30unda gibi hisseder 70'ine merdiven dayamışken yada neden 50'sindeymiş gibi gelir daha 20'lik delikanlıyken? Yaşanmışlıkların yükünden,ağırlığından,hafifliğinden değil sizin ne kadar sağlam olduğunuzla alakalıdır bu rakamlar...

Peki ne kadarından hoşnutsunuz yaşadıklarınızın? Biliyorum hatalarınız elinizde olmayan sebeplerdendi, yanlış yollara siz kendiniz girmediniz hep başkaları itti. Bunlar genel gerçekler(bahaneler) bunları herkes ezberledi. Ben onu sormuyorum sorum ne kadarından memnunsunuz? Gittiğiniz okul, giydiğiniz ayakkabı,yemek yediğiniz köfteci yada lokantacı hangisinden şikayetçisiniz? Aa yoksa sevgilileriniz mi derdiniz, çocuklar mı çok üzüyor yoksa? Bu aralar herkes genç nesilden şikayetçi... Yoksa anne babanız mı anlamıyor sizi klasik söylemle mi yargılıyorsunuz onları da "Ben sizin deneyimiminize sahip değilim evet sizi anne baba olunca anlarım ama siz genç oldunuz siz de sevdiniz... Sevmediniz mi?"

İnsan anlatmayınca kendi kendine, göremiyormuş dertleri ne çok anlatılası şey varmış meğer... Peki tüm bunların içinde hayatınızın ne kadarından memnunsunuz? Bir gülümseme içinizi ısıtmaya yetmiyor mu, bir elma şekerine kanmıyormusunuz artık.. Tamam büyümüşsünüz ama yanlış şekilde katılaşarak,yaşadıklarınızın,deneyimlerinizin, acılarınızın ve mutluluklarınızın sizi büyütmesine izin vermeden büyümüşsünüz. Eğer onlar büyütseydi sizi bir gülümseyiş çok şey anlatırdı, eğer onlarla büyüseydiniz siz elma şekerinin tadı hala damağınızda kalırdı...

Bana sorarsanız şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler, gene aynı hataları yapardım,aynı yollardan yürür, aynı kızgınlıkları yaşar, aynı hayal kırıklıklarıyla olgunlaşırdım... Gene aynı şekilde büyür gene aynı şeylere ağlar ama belki daha çok şeye gülerdim... Uzun lafın kısası şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler ben yine aynı şekilde kaybeder ama daha çok elma şekeri yerdim...

Elma şekerinin tadının damağınızda kalması dileğiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder