5 Ocak 2011 Çarşamba

Bu aralar diyorlar ki çok geziyormuşum (:

Bu aralar diyorlar ki çok geziyormuşum (:
Haksız sayılmazlar ama hiç sormadılar neden geziyorum diye.. Herkes sıradaki ülkenin neresi olduğunu sordu, heey okumaya gittin diyenler oldu, fotoğraf bekleyenler, yediklerin içtiklerin senin olsun gördüklerini anlat diyenler ama neden geziyorsun arkadaşım demedi bir Allah’ın kulu… Eh insan oğlu böyledir asıl merak etmesi gerekeni sormaz, asıl görmesi gerekeni görmediği gibi.. Bazı insanlar da vardır ki sorulmamış sorulara cevap vermeye çalışırlar bundan sebep… Yanlış anlaşılmasın sorulmamış sorulara cevap vermek değil niyetim, üstüme vazife olmayan işlere girişmeyeceğim… Elif Şafak anlatmış çok güzel neden gezdiğimi hatta bütün insanların neden gezmesi gerektiğini; ben sadece paylaşmak istedim…
İnsan ki eşrefi mahlukattır, içindeki semavi özü keşfetmekle yükümlüdür. Çıkacaksın yollara, kendine  doğru git gidebildiğin kadar. Keşif boynumuzun borcudur. Kendimizi keşfetmek, aşkı keşfetmek, dünyayı keşfetmek, Ötekini keşfetmek… (…) Çakılı kalmamak sırf alışkanlıklardan ötürü demir attığın koylara.  Çıkmak oralardan, geçmek dalgakıranların beri tarafına, bilmediğin memleketlere varmak, tatmadığın yemekler yemek, sözlerini anlamadığın şarkılarla içlenmek, risk almak, dağılmak ve parçalanmak ve  hasret çekmek buram buram, gurbetin tadına bakmak ve kendini yabancının gözünden görmek,  şaşırmak yeniden, şaşırmak bir çocuk gibi dünyanın hallerine, çeşitliliğine, güzelliğine, acımasızlıklarına…  şaşırmak ölene kadar… şaşırma kabiliyetini hiç yitirmemek… budur son tahlilde Âdemoğullarına, Havvakızlarına kendilerini keşfettirten serüven…
Velhasılıkelam işte budur tek nedenim; kendimi keşifteyim…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder