24 Ekim 2011 Pazartesi

Sadece "İnsan" olmayı başarabilsek bir kereliğine!

Cinsiyetsizim bugün... Saçımın, kaşımın, göz rengimin, ırkimin hiçbir önemi yok. Konuştuğum dilin de!... 

Deprem ; Yerküre içerisindeki kırık(fay) düzlemler üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda meydana gelen yerdeğiştirme hareketinden kaynaklanan titreşimlerin dalgalar halinde yaylıması...    

Deprem keşke bizi de sarsabilseydi.. Kendimize getirseydi... Keşke kimse o çirkin yüzünü göstermeseydi.. "Allah'ın sopası yok" "Size müstehak" diyenler yeryüzünde hiç belirmeseydi... Keşke ben Kürtçe bilen psikoloğa ihtiyaç var dediğimde birileri çıkıp "ayrışmak için dilini öğrenmeyene hizmet edilmez" diye tepki vermeseydi... 

Keşke yardım konvoyları soyan soysuzlar belirmeseydi.. Türkiye bütün Dünya "Pray4Turkey" derken bu yüzünü göstermeseydi... 

Gerektiği yerde sükut etmeyi öğrenebilseydi insanoğlu... Deprem bunu bize keşke öğretebilseydi... 19 Ağustos 1999... Yer: Gölcük... Unutmadı kimse o karanlık geceyi.. Orda herkes eşitti... Kimse çıkıpta böyle laflar etmemişti... 12 senede ne değişti, niye değişti? Asıl böyle tepki verenler Van'ı TC'nin bir parçası olarak görmediklerinin farkında değil mi! 

Cinsiyetsiz olabilseydi insanoğlu bir kereliğine, saçının rengi kimliği önemini yitirebilseydi...
 
Ps: Çok negatif bir yazı olduğunun farkındayım... Sanki hiç yardım edilmiyormuş gibi... Vicdanı olan kimse kalmamış gibi... Sizden ricam öyle düşünmeyin... Onların "şakşakçılara" ihtiyacı olmadığı görüşündeyim...


20 Ekim 2011 Perşembe

Terör!

Dün sabah gözlerimi güzel bir güne açmayı hayal ederek kalktım. İlk yaptığım şey herzamanki gibi haberlere göz atmak oldu... 26 evlat, 26 can yitip gitmiş şehit olmuştu... Sonra sayı arttıkça arttı en son gördüğüm rakam 50'lere dayanmıştı...

Tabii ki sosyal paylaşım siteleri coştu... Twiter ve Facebook da 40 yıllık siyaset bilgisini konuşturanlar... %50'yi verenler naber diye basit atışmalar... Gene siyasi parti kavgasına dönüşüyor olay... Çok az derdimiz varmış, kavgamız yetmiyormuş gibi bir de herzamanki safsatalar ekleniyor... Kimsede çözüm önerisi yok.. Herkes barış istiyor biri de çıkıp "Hay ben sizin yapacağınız işe şunu yapmalısınız" demiyor, diyemiyor...

Kimisi Öcalan'ın asılmasında buluyor çözümü, kimisi haklarını verin Kürtlerin olay kapansın diyor... Hatta ve hatta anadoluyu onlara verin gitsin yeter ki kan akmasın diyenine de şahidim...

Elif Şafak çıkıyor beklemeliyiz, biraz sukünet diyor... Sayın Başbakan da aynı görüşte olacak ki "bekleyeceğiz" diyor... Herkes ayaklanıyor... Bekleyeceğizi; susup oturup görmezden geleceğiz sanıyor bu millet, artık kelimeler bile anlamını yitirmeye başlıyor... Atasını özlüyor bu millet, kahramana ihtiyaç duyuyor. Çünkü herkes kahramanlığın eski günlerdeki gibi olacağını zannediyor...

Şimdi soracaksınız bunca laftan sonra senin önerin var mı diye... Evet var siz çokbilmişler; "Hadi devrim yapıp hükümeti devirin sonra da çözün PKK sorununu! Razıyım!" (Beyza Aksu'nun iletsinden alıntıdır.)