20 Ekim 2011 Perşembe

Terör!

Dün sabah gözlerimi güzel bir güne açmayı hayal ederek kalktım. İlk yaptığım şey herzamanki gibi haberlere göz atmak oldu... 26 evlat, 26 can yitip gitmiş şehit olmuştu... Sonra sayı arttıkça arttı en son gördüğüm rakam 50'lere dayanmıştı...

Tabii ki sosyal paylaşım siteleri coştu... Twiter ve Facebook da 40 yıllık siyaset bilgisini konuşturanlar... %50'yi verenler naber diye basit atışmalar... Gene siyasi parti kavgasına dönüşüyor olay... Çok az derdimiz varmış, kavgamız yetmiyormuş gibi bir de herzamanki safsatalar ekleniyor... Kimsede çözüm önerisi yok.. Herkes barış istiyor biri de çıkıp "Hay ben sizin yapacağınız işe şunu yapmalısınız" demiyor, diyemiyor...

Kimisi Öcalan'ın asılmasında buluyor çözümü, kimisi haklarını verin Kürtlerin olay kapansın diyor... Hatta ve hatta anadoluyu onlara verin gitsin yeter ki kan akmasın diyenine de şahidim...

Elif Şafak çıkıyor beklemeliyiz, biraz sukünet diyor... Sayın Başbakan da aynı görüşte olacak ki "bekleyeceğiz" diyor... Herkes ayaklanıyor... Bekleyeceğizi; susup oturup görmezden geleceğiz sanıyor bu millet, artık kelimeler bile anlamını yitirmeye başlıyor... Atasını özlüyor bu millet, kahramana ihtiyaç duyuyor. Çünkü herkes kahramanlığın eski günlerdeki gibi olacağını zannediyor...

Şimdi soracaksınız bunca laftan sonra senin önerin var mı diye... Evet var siz çokbilmişler; "Hadi devrim yapıp hükümeti devirin sonra da çözün PKK sorununu! Razıyım!" (Beyza Aksu'nun iletsinden alıntıdır.)

2 yorum:

  1. çok güzel tespit; evet kahramanlığın eski günlerdeki gibi olacağını zannediyorlar. bir de eski günlerdeki kahramanlıkları da çok eksik değerlendiriyorlar... sanki o günlerde insanlar +,- muhasebesi yapıp elinden geleni yapmaktan öte esip gürlemiş de mucizeler yaratmış gibi...

    YanıtlaSil
  2. bu olay memleket meselesidir fakat siyaset olmadan çözülemez. öyle ki tayyip erdoğan'ın demokratik açılım hamlesi bir siyasi operasyondur. ne yazık ki aynı erdoğan'ın tsk'yı ırak topraklarına taburlarla göndermesi ise askeri bir hamle olup 'toplumsal barışa darbe vuramayacaklar' söyleminin iki yüzlülüğünü gösteriyor. bu sorunu çözecek olan ya taviz verme uğruna masaya oturur. ya da taarruz emriyle saldırılar sürdürür. ama unutmayalım ki savaşmakla bu iş çözülseydi 'kahraman' ordumuz çoktan işi bitirmişti.

    YanıtlaSil